top of page
  • Izel Fenerci

TASD Üyesi ve Atılım Ayakkabı’nın Sahibi İlker BIYIK ile Ayakkabı Sektörünü Konuştuk.

Öncelikle kendinizi ve firmanızı tanıtır mısınız?

Öncelikle firmamız ile başlamak isterim, Atılım Ayakkabı 1983 yılında Mehmet Bıyık tarafından kurulmuş ve 1989 yılından itibaren özellikle Ortadoğu ve Avrasya bölgelerine odaklanan üretimden ihracat yapan bir firma kimliğine bürünmüştür. Küresel ve politik belirsizliklerden dolayı 2014 yılı sonrasında firma yönetimimizin almış olduğu radikal karar ile yönünü Batı dünyasına çeviren Atılım Ayakkabı, uluslararası standartlara ve sertifikalara uygun olarak küresel markalara üretim yaparak;ihracat yapmaya günümüzde de devam etmektedir.

İlker Bıyık; 1988 İstanbul doğumluyum. İstanbul Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler mezunuyum. 2012 yılından beri Atılım Ayakkabı şirketinde yöneticilik faaliyetinde bulunmaktayım. Şirketin ikinci jenerasyonu temsil etmeye çalışmakla beraber, yöneticiliğini sürdürmekteyim. Amacımız 3. jenerasyonumuza da bu mirası taşımaktır.

Bunların yanı sıra;

Hem sektörel, hem de kamusal alanda; çeşitli sivil toplum kuruluşunda görev aldım.

- Tobb Genç Girişimciler icra komitesi üyeliği

- Deik / Norveç İş Konseyi Başkan Yardımcılığı

- Deik / Portekiz İş Konseyi Üyeliği

- Deik / Bahreyn İş Konseyi Üyeliği

- Beşiktaş JK Kongre Üyeliği

- Tasev Eğitim Komisyonu Üyeliği

- Tasd YK Üyeliği

Rusya Ukrayna savaşının etkilerine bağlı gözlemleriniz nedir?

İlk etapta savaş; ayakkabı sektöründe büyük bir korkuya neden oldu. Çünkü sektör ihracatın %40’ını

Rusya veya bağlantılı bölgelere yapıyor. Bu durum bir panik ortamı yaratmış olsa da; savaş ortamının bir düzene girmesi ve Rus Ruble’sinin tekrar değer kazanması Türkiye Ayakkabı sektörü için bir fırsat ortamı yarattı. Döviz transferi konusundave para alışverişin de bir problem olmadığı görülünce istisnalar dışında genel bir sorun kalmadığını söylemek doğru olur.

Batılı ülkelerin Rusya’ya uyguladıkları ambargo ve markaların Rusya’dan çekilmeleri sebebiyle Rus pazarı tekrardan Türküreticilere ve Türk markalarına yönelmek durumun da kaldı.

Ukrayna için durum ekonomik olarak aynı paralelde devam etmese de; ihracatımız devam ediyor ve tahsilatların yapılabiliyor olması, Türk ihracatçıları için negatif bir durum içermiyor.

Bölge tümü ile bakıldığında Türk Ayakkabı sektörü için vazgeçilemez durumda, özellikle orta ölçekli üretim yapan ihracatçılarımız için oldukça kritik olan bölgede ki belirsizlik ortamı umarım kısa sürede savaş öncesi pozisyonuna gelir.

Tedarik zincirindeki değişikliklerle birlikte Türk üreticilere bakışta bir değişiklik gözlemledi mi?

Pandemi dönemi ile başlayan tedarik zincirinde ki kırılmalar,navlun krizi ile devam etmektedir.

Bu durum küresel enflasyona ve fiyat belirsizliğine yol açmaktadır.

Uzak doğu bölgesinde ki belirsizlik, batılı ülkelerde endişe yaratmaktır. Uzak doğudan kaynaklanan uzun tedarik süreçleri ve navlun fiyatlarında ki önlenemez artış; özellikle hızlı modaya odaklanan global zincir mağazaları için çok büyük sorun teşkil ettiğinden dolayı, bu markalar yeni tedarik bölgelerine yönelmek mecburiyetinde kaldı.

Bu noktada Türkiye’nin önemi bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Türkiye’nin ayakkabı üretim geçmişi, üretim kapasitesi ve çeşitliliği, ayakkabı hammaddesinin yerel tedarikçiler ile sağlanması gibi avantajlara ek olarak çoğrafi konumu ve rekabetçi fiyatlardan dolayı bir çekim merkezi haline gelmesine yol açmıştır.

“Pazar Türk Firmalarına Kalacak”

Türkiye Ayakkabı üretiminde, yakın çoğrafyada ki rakiplerine nazaran yan sanayi noktasında dışa bağımlılığı az olan bir ülke. Bu yüzden Uzakdoğu’dan sonra marklar için, yeni üretim sahası olarak ilk sırada yer alıyor ve üreticilerimiz şu an çok ciddi firmalar tarafından çok büyük bir ilgi görüyor. Ancak bu talebin sürmesi bizim bazı noktalarda ki eksiklerimizi gidermemiz ile devam edebilir. Yoksa şuan ki ilginin karşılığını veremezsek, bu ilginin başka bölgelere kayması muhtemeldir.

Ayakkabı sektörümüz; henüz ölçek ekonomisine ve üretiminesahip değil. Üretimimiz dağınık şekilde kümeleniyor. Sertifikalı üretim yapan (Audit) firma sayımız çok az. Bu yüzden mevcut kapsitelerimiz olduğundan daha az gözükmektedir.

Fakat özellikle pandemi dönemi sonrasında sertifikalı üretim tesis sayımız yaklaşık 4 katına çıktı. Bu artış sipariş talepleri ile doğru orantılı olarak artmaya devam etmektedir. Bu gerçekten sevindirici bir konu. Sistemsel uygunluğumuz arttıkça; çoğrafive üretim kabiliyetinde ki esnekliğimiz ile çok büyük bir Pazarpayının, Türk Ayakkabı üreticilerine kalacağı kanaatindeyim.

Küresel emtia ve enflasyondaki artışın sektöre ve ihracata etkisi nasıl olur?

Pandemi döneminin Dünya ekonomisine getirmiş olduğu maddi ağırlık ve küresel tedarik zincirinin kırılması sonucunda;Küresel enflasyon ile karşı karşıya kaldığımız bir dönem yaşamaktayız. Bu durum tabi ki sektörün dışında gelişiyor ve tüm Dünya, tüm sektörler de yüksek enflasyonlu bir dönemgeçiriyoruz.

Bunların yanı sıra son günlerde yaşanan, Rusya-Ukrayna Savaşı da petrol fiyatlarında yeniden bir fiyat yükselişe yol açtı ve fiyat artışları neredeyse ön görülemez duruma ulaştı.

Maliyet yaparken artık ancak 15 gün geçerliliği olan fiyat teklifleri verebiliyoruz. Bu durum hem üretici , hemde satın alan taraf için büyük riskler oluşturuyor. Ayakkabı da kullanılanmalzemelerin neredeyse hepsi petro kimyevi bazlı ürünler, bu yüzden sürekli değişiklik gösteren petrol fiyatları ile doğru oranda artış gösteriyor.

Bu belirsizlik büyük çaplı siparişlerde ki risk oranını arttırsa da;

Türkiye’deki kur artışı ile ayakkabı ihracat tarafında rekabetçi gücümüz çok etkilenmedi ve ciddi olumsuzluk olarak yansımadı. Bir başka deyiş ile kur artışı, hammadde üzerinde ki artışları yönetebilmemizi sağladı. İç piyasada ise durum ne yazık ki aynı şekilde gelişmedi.

Garda Fuarı Hakkında Neler Söyleyebilirsiniz?

Geçtiğimiz hatalarda gerçekleşen Garda Fuarı’na Türk Ayakkabıcıları 114 firma ile rekor bir katılım gerçekleştirdi. Dünya Ayakkabı sektörü için çok büyük önem taşıyan ve sezonun ilk fuarı özelliğini taşıyan bu fuar; bize çok olumlu işaretler gösterdi. Pandemi etkisinin artık kırıldığı net olarak gözlemlendi. Daha öncede belirttiğimiz Uzak doğudan bölgemize kayan müşterilerin Türk firmalarına olan yoğun ilgisi bir sektör mensubu olarak beni gerçekten çok memnun etti. Net olarak belirtmemiz gerekir ki Pandemi etkisi sonrası gerçekleşen bu fuarın yıldızı Türk Ayakkabı üreticileri oldu.



80 görüntüleme0 yorum

Comentarios


bottom of page