top of page
  • Izel Fenerci

TASD Başkan Adayı Berke İçten İle Sektörün Sorun ve Projelerine Dair Bir Söyleşi Gerçekleştirdik.

AYAKKABI SEKTÖRÜNÜN DESTEĞİ VE ÖNERİSİYLE TASD’NİN DİNAMİK VE DENEYİMLİ BAŞKAN ADAYI BERKE İÇTEN BUGÜN BİZLERLE.

-Berke Bey, sektörde dinamik ve deneyimli bir başkan adayı olarak gösteriliyorsunuz. Şu zamana kadar yaptığınız projelerden ve kendinizden biraz bahsedebilir misiniz?

1979, İstanbul doğumluyum. Şirketimiz “İçten Spor Ayakkabı” LİG ticari

markasıyla spor ayakkabı üreten 40 yıllık bir aile şirketidir. Şirketimizde

bende 2. kuşak yöneticiyim. Yıldız Teknik Üniversitesinde Makine Yüksek Mühendisliği eğitimini tamamladım. Asıl eğitimimi sektörde aldığımı söyleyebilirim. Fabrika içerisinde doğdum, büyüdüm. Yeri geldi kalfalık yaptık, yeri geldi koli taşıdık, bozulan makinemizi tamir ettik, yeri geldi İtalyan, İspanyol ayakkabı dernek başkanlarıyla oturup sektör sorunlarını tartıştık. A’dan Z’ye ayakkabı üretiminin her aşamasında bilgi ve deneyim sahibi olduk. 2008 yılında derneğimiz TASD ‘nin yedek yönetim kurulu üyesi olarak göreve başladım. Daha sonra asil yönetim kurulu üyesi ve ikinci başkanlık görevlerinde bulundum.

Yine TASEV’ de yönetim kurulu üyeliği ve genel sekreterlik görevlerde bulunarak vakfımıza hizmet ettim.

2008/2016 yılları arasında, 8 yıl boyunca derneğimizin üyesi olarak bulunduğu CEC - Avrupa Ayakkabı Üreticiler Birliğinde görev aldım.

İDMİB – İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçılar Birliğinde 4 yıl görev yaptım. Deri Tanıtım Grubunda bir dönem sektör temsilcisi olarak yer aldım.

İki dönem İstanbul Ticaret Odasında görev yaptım. Halen İstanbul Ticaret Odası Meclis Üyeliği görevini yürütmekteyim.

Tüm bunların yanı sıra sanayicilerimizin sıkıntılarını üst makamlara taşımak ve kısa zamanda çözüm üretebilmek adına ASAP açılımıyla Ayakkabı Sanayi Portalını kurduk. Sosyal medya üzerinden sanayicilerimize ve sektör mensuplarına ulaşan haber potalı niteliğindeki oluşturduğumuz bu alt yapı sektörle ilgili yurtdışı gelişmelerini takip edip tüm bu gelişmelerin duyurusunu yapmaktadır. Yaptığımız birçok Zoom görüşmesiyle de sektörel istişareyi sağlamış olduk.


-TASD Başkanlığına aday olma kararınız nasıl gelişti.

TASD’ye aday olarak gösteren tüm sektör mensuplarına buradan çok teşekkür ederim.

Dernek hafızasını taze tutmak adına belirtmeliyim ki 2008 yılında dernekte göreve başladığımızda bir fiziki mekanımız, dernek merkezimiz yoktu. Hepimizin çatısı olan derneğimiz maalesef ciddi bir borç yükü altındaydı.

Birlik içerisinde hareket ederek ilk etapta hak edilen fiziki mekanı sağladık. Borçlar yapılandırıldı ve ödendi. O günlerde yönetim kurulunda görev alan Başkanlarımız ve tüm arkadaşlarımız çok fedakarca çalıştılar.

Avrupa Ayakkabı Üreticileri Birliğinde ciddi bir aidat borcu yükümüz vardı ve bu yükümüzü karşılıklı görüşmelerle indirim sağlatarak yapılandırdık ve ödedik. Sektörümüzü büyük bir yükten kurtarıp, derneğimizin ve sektörümüzün uluslar arası imajını düzeltmiş olduk.

Tüm bu sürecin neticesinde, geliştirilen iyi ilişkiler sonucunda CEC iki defa Genel Kurullarını İstanbul ‘da, Derneğimizin ev sahipliğinde gerçekleştirdi. Kısacası yaptığımız hamleler sonrasında uluslar arası imajımızda iyileştirme ve hedeflediğimiz pekiştirme sağlanmış oldu.

Bildiğiniz üzere Milano’da düzenlenen Micam Fuarına o dönemde 10 ya da 12 firma ile katılım sağlayabiliyorduk. İtalya bu konuda bize çok fazla yer vermek istemiyordu.

CEC vasıtasıyla elde ettiğimiz iyi ilişkiler sonucunda bizzat her fuar öncesi gidip daha fazla TÜRK firmasına yer verilmesi için savaştık ve mevcut katılan firmalarının yerlerinin de iyileştirilmesini sağladık. 10 firmadan en son bıraktığımızda 65 firmaya kadar katılımcı sayımızın ulaşmasını başardık ve 30 kadar firmada sırada beklemekteydi.

Sektörümüzün gelişmesi için ithalat baskısı altında ezilen sanayicimize nefes olmak adına sektörün bizden talep ettiği ve şimdi teşekkür ettikleri suni ayakkabı için %30, deri ayakkabı için ise %50 ek ithalat vergisi getirilmesini sağladık. O dönemde 1 milyar dolara dayanmış olan ayakkabı ithalatı bugün 600 milyon doların altına gerilemiş bulunmaktadır.

O dönemde 650 milyon dolar civarında olan ayakkabı ihracatı bugün 1 milyar dolar sınırına dayandı emeklerimiz sayesinde.

Deri tanıtım grubunda görev yaptığımız süre içerisinde tanıtım anlamında en önemli kilometre taşlarının başında olan projemiz Arda Turan ile gerçekleştirdiğimiz , bütün Milano’yu “Turkish Shoes” ve Arda Turan görselleriyle donattığımız Türk Ayakkabısının tanıtım projesini gerçekleştirdik.

Az önce sorduğunuz soruya cevap olarak ülkemizin sektörel markasına değer kazandırma konusunda başarılı adımlar atmış ve önemli projelerin içerisinde ve merkezinde yer almış bulunmaktayım. TASD başkanlığında hedefim sanayicilerimizi her koldan destekleyip hak ettiğimiz büyümeyi sağlamak ve sektörümüzün dünyada lider konuma getirilmesini gerçekleştirmektir.

Ayakkabı sektörü bunu hak etmektedir. Daha azını değil, iyi temsil, sektörel vefa ve azimle üreticinin yanında savaşacak, tüm sektör temsilcileri ve karar mekanizmaları ile koordineli şekilde ortak akıl ile planlanmış vizyon çalışmaları ile ülke geneline yayılmış tüm üreticilerimizle istişare ederek başaracağımıza inanıyorum.


-TASD’ de şu zamana kadar yapılan işlerde gözlemledikleriniz ve eksik kaldığını düşündüğünüz yanları var mı?

Biz sektörel büyümenin vazgeçilmez unsuru olarak birleşmeyi ve ortak aklın hüküm sürdüğü, uyumlu bir çalışma düzenini öngörmekteyiz. Bu sebeple eksiklikleri belirtmenin ya da muhalefet yapmanın sanayicimize hiçbir fayda sağlamadığını düşünmekteyiz.

Amacımız birlik ve beraberlik. Bugüne kadar görev yapmış tüm yönetimlere ve sektörün duayenlerine, verdikleri emek için teşekkür etmeliyiz. Bizim gündemimiz; diğer yönetimlerin eksiklikleri değil bizim yapacaklarımızdır…


-Sektöre değer katmak ve yenilikçi yaklaşım konusunda başarılı bir isim olarak

görülüyorsunuz. Buradan yola çıkarak dijitalin sektör ile ilişkisine yaklaşımınız

nedir?

Bizim için Türkiye’nin ve sanayicimizin uzun vadede kalkınmasının anahtarı innovasyona, eğitime ve genç beyinlere yatırım yapmaktan geçiyor. Birçok alanda işbirliği ile güçlendirmeyi hedeflediğimiz sektörümüzde, sanayicimize yük yüklemeden yeni işbirlikleri ile dijital alt yapı konusunda çalışmalar yapmayı hedeflemekteyiz.

Pandemi sürecinde sektör yara aldı. Bu süreçte eski yöntemleri bir yana bırakıp yeni yöntemleri ivedilikle kullanmak bizler için bir zorunluluktur. Bu tarz süreçlere de hazırlıklı olmak adına yeniliklere ayak uydurmak zorundayız. Bu konuda derneğimizin yürütmesi gereken etkin bir alt yapı çalışmaları var.

Gerek markalaşma, gerek de ihracatın büyümesi ve katma değerli ürünler üretmek ancak dijital alt yapıyı etkin bir şekilde kullanarak mümkündür. Sektörümüzün deneyimli hafızasını ancak dinamik bir ekiple bütünleştirirsek başarılı olabiliriz.

TASD tüm Türkiye’deki Ayakkabı üreticilerimizi kapsayan köklü bir dernek. Dernek tüzüğümüzde de yazdığı gibi “ Türkiye Ayakkabı Sanayini, ulusal sanayimizin rekabet gücünü arttırmak ve sürekli kılmak adına ayakkabı sanayi sektörünün her kesimi ve ilgili kurumlarıyla işbirliği içinde, sektörün öncelikleri doğrultusunda gelişerek ve tüm üye mensuplarının ihtiyaçlarını karşılayacak altyapı ve araçları oluşturmaya katkı sağlamak”, misyonumuzda belirtilen unsurlar derneğin asli görevi.

Üretimde dijitalleşmeyi sağlayan sektörler avantajı elde edecekler. Biz de tüm işbirliklerimizle sanayicilerimize gerekli altyapı, eğitim konusunda desteği sağlayacağız. Bu konuda gerekli desteği gösterecek donanımlı bir ekip istiyor sektör bizden. Biz de bu ihtiyaçlara cevap vermek için buradayız.


SON OLARAK SORMAK İSTİYORUM TASD’ Yİ NASIL BİR SEÇİM ORTAMI BEKLİYOR?

Öncellikle bizleri destekleyen ve bu sürece katkı sağlayan tüm üreticilerimize teşekkür ederim.

Sanayicimiz dinamik, gündemi yakından takip eden, gelişim sağlayabilecek, uyumlu ve istikrarlı takım arkadaşlarıyla bir arada olmak istiyor.

TASD çok önemli bir dernek ve belli bir duruşu var. Birlik içerisinde ve liyakatli bir seçim olsun istiyor tüm üyeler. Her biri tamamıyla projelerimizle ilgileniyor. Çok güzel ve verimli toplantılar gerçekleştiriyoruz. Bütün illerimizle tek tek görüşüyoruz.

Bizim hedefimiz ülke geneline yayılmış olan üreticilerimizi bir bütün haline getirmek. Maalesef birçok sivil Toplum kuruluşunda hemşericilik yapılıyor, seçimden önce hızlıca üye yapımı gibi yollara başvuruluyor. İnanıyorum ki bizim derneğimizde birlik, beraberlik ve liyakat kazanacak ki sanayici kazansın…

Ayakkabı sektörümüzü Allah’ın izniyle hak ettiği marka değerine kavuşturmak en büyük hedefimiz…














90 görüntüleme0 yorum

Comments


bottom of page