Zincir Reaksiyonu: YKK, Trump Tarifeleri ve Yeni Ekonomi
- Izel Fenerci
- 22 Tem 2025
- 3 dakikada okunur
Dünyanın en büyük fermuar üreticisi YKK, uzun yıllar boyunca kurduğu uluslararası tedarik ağını koruyabilmek için ABD’nin eski Başkanı Donald Trump’ın beklenmedik ve sert gümrük vergilerine karşı mücadele veriyor. Japon menşeili şirket, küreselleşmenin dinamiklerinin değiştiği bu yeni döneme nasıl ayak uyduruyor?
2025 yılının Şubat ayında Japonya’nın Kurobe kentinde her yıl düzenlenen klasik YKK bütçe toplantısı bu kez alışılmışın dışında bir atmosferde geçti. Her zamanki dostane yemekler ve neşeli konuşmalar yerini endişe dolu değerlendirmelere bıraktı. Bunun nedeni, Trump’ın ikinci başkanlık döneminin başında Kolombiya, Çin, Meksika ve Kanada gibi ülkelerden gelen ithal ürünlere –özellikle çelik ve alüminyum– yönelik ağır tarifeler açıklamasıdır.
Kurobe’deki karlarla çevrili kampüs, Tokyo’nun karşı kıyısında yer alıyor ve YKK’nin hâlâ merkez üslerinden biri konumunda. Ar-Ge tesisi burada gizli şekilde faaliyet gösteriyor ve şirketin dünya genelindeki 500’den fazla üretim noktasından en önemlilerinden biri burada bulunuyor. Levi’s, Adidas, Zara, Shein gibi büyük markaların yanı sıra Patagonia, Arc’teryx ve Klättermusen gibi daha niş markaların da fermuar tedarikinde bu merkez rol oynuyor. YKK’nin faaliyet alanı yalnızca fermuarla sınırlı değil; pencere sistemlerinden tıbbi cihazlara, otomobil koltuk bağlantılarına kadar yüzlerce sektörde kullanılan ürünlerin bağlantı sistemleri de bu zincirin bir parçası.
Bir fermuar kaç tarifeye takılır?
YKK America Başkanı Jim Reed, Trump’ın gümrük politikalarını “ani ve belirsiz” olarak nitelendiriyor. Giyim sektörü gibi mevsimsel takvime bağımlı sektörlerde üretim yönünü kısa sürede değiştirmek neredeyse olanaksız. Reed’in değerlendirmesi şöyle:
“Bu tür kararlar, üreticilere ani manevra şansı tanımıyor. Tedarik zincirleri böyle bir çalkantıya tepki veremez.”
Bu tedarik ağları, coğrafi olarak da oldukça dağınık bir yapıdadır. Örneğin YKK’nin cırt cırt benzeri sistemlerinin üretiminde bile parçalar farklı ülkelerde üretiliyor. Kanca ABD’de, cırt Meksika’da, döşemeler Kanada’da işleniyor ve son olarak tüm bileşenler ABD’de koltuklara monte ediliyor. Bu zincirde her bir ürün, birden çok ülke sınırını geçerken farklı tarifelere tabi tutulabiliyor. Reed’in ifadesiyle:“Sistemin herhangi bir halkası darbe alsa, tüm koltuk üretimi aksar.”
Kapsayıcı bir büyüme modeli: YKK her sektörde
Tokyo’da 1934’te kurulan YKK, Tadao Yoshida’nın liderliğinde Japonya’nın Batılılaşma sürecine fermuarı dâhil etti. Başlangıçta elle üretilen ürünler, 1950’lerde otomatik makinelerle daha dayanıklı hâle getirildi. 1960’ta ABD pazarına giren firma, Levi’s gibi devlerle rekabet edebilmek için fermuar makinelerini kiralayarak sektördeki oyun kurallarını değiştirdi.
Zamanla yalnızca YKK’ye özel çalışan makineler geliştirilince, müşteriler de bu üretim zincirine daha sıkı bağlandı. 1990’larda NAFTA’nın yürürlüğe girmesiyle üretim ABD’den Meksika’ya kaydı. Şirket, otomotiv ve dış giyim alanında yeni tesisler açarak faaliyet alanını genişletti. Fermuar üretiminin yanı sıra pencere çerçeveleri ve CPAP cihazları gibi ürünler de portföye eklendi.
Çin’e kayan üretim, YKK’yi dönüştürdü
2000’li yıllarda Çin’in Dünya Ticaret Örgütü’ne (WTO) katılmasıyla birlikte ABD’deki kot üreticileri kapanmaya başladı. Bu gelişme YKK America için büyük bir darbe oldu. Şirket bu duruma Ar-Ge yatırımlarını artırarak ve otomotiv ile medikal ürünler alanına yönelerek karşılık verdi. Georgia’daki Macon tesisinde artık yalnızca fermuar değil, otomotiv bağlantı parçaları da üretiliyor. Yıllık bütçesinin %5’ini Ar-Ge’ye ayırması, şirketin bu dönüşümünü mümkün kıldı.
Kriz anlarına hazırlıklı olmayı öncelik hâline getiren YKK, pandemide yaşadığı özel boyalı ve markalı stok sıkıntısından da ders çıkardı. Artık boya ve logo içermeyen esnek stoklarla çalışıyor, böylece hangi müşteri ne talep ederse ona göre uyarlama yapılabiliyor.
Trump sonrası: Risk mi, fırsat mı?
Trump’ın vergileri, YKK’nin yöneticileri arasında farklı görüşler doğurdu. Kimileri için tehdit, kimileri içinse fırsat niteliği taşıyor. Kozue Childress gibi yöneticiler, Macon’daki pirinç tel tesisinin tarifeler sonrası iç pazarda rekabet avantajı sağlayabileceğini düşünüyor. Ancak Jim Reed gibi isimler daha temkinli:“Biri ‘fabrika kuracaktım’ diyorsa, bu tür istikrarsızlık o kararı durdurabilir.”Çin’in nadir toprak elementleri ihracatını kısıtlaması ve Shein’in ABD fiyatlarını artırması gibi gelişmeler, YKK’nin yüksek kârlı ve hızlı moda sektöründeki gelirlerini olumsuz etkileyebilir. Tedarik zincirinin çok katmanlı yapısı nedeniyle, tek bir ülkedeki karar, birden fazla üretim noktasını aynı anda aksatabilir.
Gelecekte Küresel Zincir: Sınırlar arası işbirliği şart
Bugün sıradan bir kot pantolondan bir hastane monitörüne kadar pek çok ürünün içinde YKK’ye ait bir bileşen yer alıyor. Alaska’da bir çocuk ilk kotunu giyerken ya da bir hasta CPAP cihazı kullanırken bu sistemin parçası hâline geliyor. Ancak bu zincirin sürdürülebilirliği yalnızca mühendislikte değil, aynı zamanda siyasi istikrarla da doğrudan ilişkili.
Trump’ın “Amerika’da üret” söylemi, tüketici beklentileriyle üretici sınırlamaları arasında büyük bir çelişki yaratıyor. Çünkü ABD’li tüketicinin beklediği hız ve fiyat seviyesi, Amerikan iş gücüyle karşılanamıyor. Bu dengesizliği göz ardı etmek, yalnızca tekstili değil, otomotiv ve medikal gibi YKK’nin büyüdüğü diğer alanları da tehdit altına sokuyor.








Yorumlar